Yabancı Emlak Yatırımcısının Bir Numarası İstanbul
Yabancı gayrimenkul yatırımcıları, getirisi en yüksek şehir olarak değerlendirdikleri İstanbul’da yatırım için yer arıyor. Urban Land Institute (ULI) Avrupa-Kentsel Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Merkezi Genel Müdürü Andrea Carpenter, temel bilgi eksikliği nedeniyle risk sıralamasında 19’unculukta yer almasına rağmen yabancı yatırımcıların İstanbul’da yer aradıklarını söyledi.
Gayrimenkul yatırımına ilişkin araştırmaları ile tanınan ULI ve ABD merkezli danışmanlık şirketi PricewaterhouseCoopers (PwC) tarafından hazırlanan Avrupa Gayrimenkul Raporu dün İstanbul Swiss Otel’de düzenlenen bir toplantıyla tanıtıldı. Avrupa’daki 27 kentin gayrimenkul yatırımlarının incelendiği ve 200 anket sonucu hazırlanan rapora göre büyüme potansiyeli en yüksek kent İstanbul olurken 2006’da yatırım için Türkiye ve Rusya favori ülkeler olarak gösterildi. Katılımcıların 1’den 10’a kadar not verdiği kentler arasında İstanbul, 6.32 puanla büyüme potansiyeli sıralamasında birinci olurken Moskova, 5.85 puanla ikinci, Paris 5.79 puanla üçüncü, Barselona 5.76 puanla dördüncü sırada yer aldı. Risk notunda ise Paris 6.39 ile birinci olurken İstanbul bu sıralamada 4.04 ile 19’uncu sırada yer aldı.
Raporda, Türkiye’de daha fazla otele ihtiyaç olacağı da vurgulandı. Özellikle İstanbul ve İzmir başta olmak üzere, büyük şehirlerde golf turizmini büyütecek tesislere ihtiyaç duyulduğu belirtilen rapora göre Kartalkaya, Erzurum, Sarıkamış ve Kastamonu kayak merkezi yatırımları için önemli fırsat oluşturuyor.
Raporun sunulduğu aynı gün gerçekleştirilen panele katılan konuşmacılar da gayrimenkul yatırımlarının Anadolu’ya yayıldığını anlattı. Aareal Bank Türkiye Genel Müdürü Şenay Azak, özellikle son 1.5 yıldır Trabzon, Kayseri, Konya, Adana, Mersin ve Gaziantep gibi şehirlerin yatırımcıların dikkatini çektiğini belirtti. Alarko Holding Genel Koordinatörü Ayhan Yavrucu da planlama sorunlarının çözülmesini isterken DTZ Pamir&Soyuer Şirket Ortağı Firuz Soyuer ise perakende alışveriş merkezlerine yoğun yatırım olacağını dile getirdi.
İnşaat Malzemesi Yönetmeliği 2007’de Konut ve İşyeri 2006 Fuarı’na katılan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Müsteşarı Sabri Erbakan, İnşaat Malzemesi Yönetmeliği’nin önümüzdeki yıl çıkacağını söyledi. Erbakan konuyla ilgili denetimi de kendilerinin yapacağını açıkladı. CNR Expo’da 26 Mart’a kadar sürecek olan fuarda 110 katılımcının 54 toplu konut projesi, 20.000 konut, 674 villa ve 19 alışveriş merkezi sergileniyor.
İstanbul'un çektiği yatırımlarla her geçen gün büyüdüğünü söyleyen Ernst&Young Fransa Ortağı Pierre Pilorge, "Uluslararası yatırımcılar bize her gün İstanbul'un trafiğini soruyorlar. Bu iyiye işaret. Şehrin trafiği iş potansiyelini gösteriyor. Bu da İstanbul'un yeni yatırımlar çekeceğinin en büyük göstergelerinden biri" dedi. Uluslararası yatırımcıların pazara girmek için adeta bir yarışa girdiklerini belirten Pilorge, ticaretin yapıldığı her yerde iş merkezleri olabileceğini ancak bu bölgede İstanbul kadar finans merkezi olmaya aday başka bir şehir olmadığını ifade etti. Pilorge, "Rakamlar ve veriler zaten ortada. Türkiye son dönemde rekor düzeyde yabancı yatırım çekti. Bunun dışında diğer işaretleri de iyi okumak lazım. Otellerinizin doluluk oranı şaşırtıcı. Özellikle iş dünyası ve kongre turizmine yönelik otellerinizde yer bulmak çok güç. Bu bile İstanbul'un iş ve finans dünyası için vazgeçilmez bir yer olduğunun işareti' diye konuştu.
BANKACILIKTA SONA GELİNMEDİ Gelişmekte olan ülkeler arasında Türkiye'nin büyüme potansiyeli ve dinamik nüfusu ile bir adım öne çıktığını kaydeden Pilorge, önümüzdeki yıllarda da doğrudan yabancı yatırımın artarak devam edeceğini öngördü. Yabancı yatırımcının KOBİ'lere olan ilgisinin arttığına dikkat çeken Pilorge, şöyle konuştu: "Herkes büyümeden nasibini alacak. KOBİ'lerin ticaret hayatındaki ağırlığı yabancıların yeni yatırım kararlarında önemli rol oynayacak." Türkiye'de önümüzdeki dönemde yatırım çekecek sektörlerin başında ulaşım, altyapı, bilişim ve teknoloji alanları olduğunu söyleyen Pilorge, bankacılık sektöründe de hâlâ sona gelinmediğini, pazarda yeni satın alma ve/veya uluslararası birleşmeler olabileceğine dikkat çekti. Avrupa Bölgesi'nde finansal enstrümanların artık alışveriş merkezleri, telekom dükkanları ve ticaretin yapıldığı her alanda pazarlandığınıı ifade eden Pilorge, sözlerine şöyle devam etti: "Büyümeye paralel olarak bireyler tasarruf ve yatırımlarını artırıyor. Finans alanındaki yeni ürünleri de en çok para ve vakit harcadıkları yerlerde görme şansına sahipler. Finansal ürünler ile küçük yatırımcıyı buluşturmak için yeni stratejiler lazım."